bunları biliyor muydunuz meslektaşlarım için günce. Diş hekimleri ve diş hekimliği öğrencileri için tecrübe paylaşımı, Murat Aydın diş doktoru

Bunları biliyor muydunuz

Diş hekimliğinde bunları biliyor muydunuz

Bu sayfa bazı deneyimlerimi diş hekimleri, diş hekimliği öğrencileri için paylaşmak için hazırlanmıştır. (Dr. Murat Aydın, 2016)






diş hekimleri için bunları biliyor muydunuz
Ağız kokusu üzerine yazılmış kapsamlı bir kitap tıklayınız
Köprü gövdesinin altı kapalı olursa ağız kokusu yapar tıklayınız
Ağız kokusunun çeşitleri , etyolojik sınıflaması tıklayınız
Ağız Mikrobiyolojisi kitabı her meslektaşımın elinde bulunması gerekir tıklayınız
Tıbbi Mikrobiyoloji kitabı tıklayınız
Önce ahlak, bilimin ahlakını vermeden bilim verirseniz ne olur? tıklayınız
Apeks bulucu ve vitalometrenizi kendiniz yapabilirsiniz tıklayınız
Avulse dişleri nasıl taşımak gerekir tıklayınız
Bilgisayarla muayenehane otomasyonu tıklayınız
Diş beyazlatmak için karbamit peroksit jelinizi kendiniz üretin tıklayınız
Diş hekimleri ve diş hekimliği öğrencileri için sözlük. Sözlükten de fazlasıdır, her meslektaşımın elinde bulunmalıdır tıklayınız
Diş hekimleri ve diş hekimliği öğrencileri için MOSBY sözlük tıklayınız
Diş hekimliği uzmanlık sınavı soru cevapları -1 tıklayınız
Diş hekimliği uzmanlık sınavı soru cevapları -2 tıklayınız
Endodonti kitabı tanıtım sayfası tıklayınız
Eposta etik kuralları tıklayınız
Hangi otoklavı satın almak gerekir tıklayınız
Kare dalga jeneratörü yapabilirsiniz tıklayınız
Diş hekimliğinde aletlerin paslanmasını engellemenin yolları tıklayınız
Neden anti inflamatuar ağrı kesiciler sakıncalıdır tıklayınız
Otoklav hakkında bilinmeyenler, otoklav fiziği ve esasları tıklayınız
Otoklavda hangi testler geçerlidir tıklayınız
Proteze akrilik yapışırsa ne yapılmalıdır tıklayınız
Bir tane diş röntgeni ile 2 tane film çekmek tıklayınız
Soru sormanın etik kuralları, soru sorma ahlakı tıklayınız
Türk ırkının soy ağacı tıklayınız
Ultra viyole (mor ötesi) ışık ve lamba hakkında tıklayınız
Bir cahili yetkilendirirseniz ne olur tıklayınız
Bir abartıyı yönlendirip ruhsatsız bir islah yapabilirsiniz tıklayınız
Elektronik bir stetoskop yapmanın tarifi tıklayınız
Basit bir halitometre (ağız kokusu ölçen alet) tıklayınız
Serbest sonlanan dişsizlikte gece plağı nasıl yapılır ? tıklayınız
 

Periapekse sodyum hipoklorit kaçarsa
Hastada şiddetli ağrı ve birdenbire gelişen ödeme bağlı yüzde görünür bir şişlik oluşur
Adrenalinsiz anestezi yapılarak, ağrısı dindirilir. Adrenalinsiz olmasının sebebi dokuya giden kan damarlarını büzmemek içindir.
6 saatlik soğuk kompresin ardından ılık kompres yapılır.
3 gün kortikosteroid verilebilir. Dekort tablet uygundur. Ağır vakalarda Prednol-L ampul kalçadan uygulanabilir.
Çok ağrı varsa analjezik verilir.
Şişlik solunumu engelliyorsa hasta hastaneye kaldırılır.
eğer hayati tehlike yoksa kanallar açık olarak 1 hafta kadar bekletilmek züere evine gönderilir. (Bayırlı G, 1998)

Yaşlı (eskimiş, yıllanmış) dolguların altındaki pulpa genellikle kollabe olur ve hiposensetiftir
Böyle dolgular değiştirilirken anestezi yapmaya  gerek olmayabilir. Vital ama ağrısız olabilir.

Frez ne kadar kalınsa o kadar fazla ısınır ve ağrı yapar
Bir pulpa hiperemik ise veya aşırı duyarlılığı varsa, kavite açılırken çapı daha küçük olan frezler kullanılmalıdır. çünkü: Dairesel yörüngede dönerken frezin yüzeyindeki her nokta birim zamanda 2.pi.r kadar yol gider. (yarı) çap -r- büyüdükçe yol uzar, kinetik sürtünme kuvveti artar. Bu frez yüzeyinde sıcaklık artışı demektir.

Astımda (eğer başka hastalık yok ise) adrenalinli anestezik solüsyon kullanılmalıdır.
Çünkü adrenalin bronşu genişletir ve astımlı bireyin hava yolunu açık tutmaya yardım eder.

Ağız kilitlenip açılmazsa (trismus)
Parmak alt kesici dişlerin arasına takılır ve çene el kuvveti ile 1-2 milimetre aşağı çekilir. 1 dakika beklenir. Sonra 1 milimetre daha aşağı çekip açılmaya zorlanır. 1 dakika bu pozisyonda beklenir. 2-3 dakika dinlenmek üzere parmak ağızdan çıkarılır ve beklenir. Sonra aynisi tekrarlanır. 15-20 dakika içerisinde ağız açıklı 3 cm nin üzerine çıkabilir ve normal beslenmeye başlanır.
İnfeksiyon YOKSA maseter üzerine kaynar suya batırılmış havlu uygualnırsa açılma kolaylaşır. İnfeksiyon var ise bu işlem infeksiyonu azdırabilir.

Zayıf Periodontal ödem nasıl anlaşılır?
Bir dişin periodontal membranında zayıf bir ödem bulunduğunda perküsyon ile bunu anlamak mümkün olmayabilir. Böyle dişler üzerine yemek yenilmesine müsaade eder ama mutsuzluk ve tatminsizlik verir hastaya. Aslında periodontal aralıkta serum toplanmıştır fakat perküsyuon ile oluşan mekanik mikrotravmayı kompanse edecek kadar esneyebiliyordur. İşte bu dişi tespit etmek için ayna sapı ile tıklamak veya ayna sapını ısırtmak yerine pamuk ısırtın. 3-5 saniye ısırmış şekilde bekletin. Sonra hastaya ağzını tek bir defada tam olarak açmasını söyleyin. Hasta pamuğu ısırırken değil açarken ağrı duyduğu diş periodontal ödemlidir.


Bakterisit antibiyotik yoktur
Hangi antibiyotik olursa olsun, ne yaparsa yapsın,  hangi mekanizma ile etki ederse etsin, yaşayan  veya yaşamayan , hangi bakteriye hedef alırsa alsın, bir antibiyotiğin bir bakteriye yapabileceği en büyük kötülük onun üremesini durdurmaktır. Bakteriyi öldüren fagositik hücrelerdir, antibiyotik değildir.
Bana bir tane bakterisit antibiyotik söyleyin dediğim zaman "penisilin" diye yanıt veriyorlar. Penisilin membrandaki PBP (Penicillin Binding Protein) 'lere bağlanır, hücre duvarının sentezini bozar. üreme durur. Bakteri hücresinde ölüm fagositikler gelinceye kadar gerçekleşmez.

Sonuncu dişte kapanış kaybının giderilmesi
Sonuncu dişin kuronu uzun süre yerinden çıkmış olarak beklerse eklem dönebilir ve yeniden ayni dişe kuron yapmak için tekrar kesim yapmak gerekebilir. Bunun önüne geçmek için sonuncu dişte kapanışı yükseltmek gerekebilir. Burada vakalar bulacaksınız:
Sonuncu dişte kapanışl yükseltmekKapanış yükseltmek Vaka 01 
Kapanış yükseltmek Vaka 02
Kapanış yükseltmek Vaka 03
Kapanış yükseltmek Vaka 04
Kapanış yükseltmek Vaka 05


Ağızda spor bulunmaz
Ağızın içinde spor bulunmaz. Kanda, ve vücut sıvılarında spor bulunmaz. Vücudun içinde spor bulunmaz.

Harap 7 numara yerine 8 numara kullanmak
Gençlerde harap durumdaki 7 numaraları zorlu ve riskli tedavi edip ekseni öne doğru eğik olan 20 yaş dişlerini operasyonla çekmektense, 7 numarayı çekip taze bir 20 yaş dişini ortodontik müdahale ile mezyalize etmek daha iyidir. Aşağıdaki röntgende 24 yaşındaki bir bayanın 7 numaralı dişine riskli ve kısa ömürli bir kanal tedavisi yapmak yerine 7 numarayı feda edilip, arkadan gelen 8 numaranın öne doğru çıkması sağlanmıştır. Tam 1 sene sonra çekilen röntgende arzu edilen gelişme meydana geldiği görülmektedir. En ucuz, en doğal, en kalıcı, en ağrısız, en makul, en kalıcı tedavidir.

ikinci-buyuk-azi-fedasi  İkinci büyük azı fedası


Yer darlığı için yapılacak olan ortodontik tedaviden önce 20 yaş dişleri çekilmelidir.
Sonra değil.


Kademeli (giderek artan şiddette) ışık veren ışınlı dolgu cihazı satın almaya gerek yoktur.
Bir yüzeye düşen ışık enerjisi ışık kaynağına uzaklığın karesi ile ters orantılıdır. Yani ışık kaynağı 2 birim uzağa çekilirse ışık şiddeti 4 te birine düşer. 3 birim uzaklaşırsa 9da birine düşer. Bu sebeple kompozit dolguya uzaktan başlayarak yavaşca yaklaştırıldığında kademeli ışık veren ışınlı dolgu cihazının yapacağı işi eksiksiz olarak yapmış olur.

Siyah pigmenti bakterioides terimi isabetsizdir.
Eğer bir Bacteroides üyesi üretildiği besiyeri içerisinde (genellikle siyah renkli) pigment yapabiliyor ise, bazı kaynaklar bu bakterilere siyah pigmentli Bacteroidesler adını vermektedir. Böyle bir sınıflama yaparken, sınıflanan bakterilerin esmer koloni yapması krter alınır fakat şu özellikleri göz ardı edilmektedir:
    1. Bir  Bacteroides üyesinin pigment yapabilmesi için besiyerine at  (veya tavşan) kanı ilave edilmiş olması zorunluluğu vardır. Böyle bir besiyerinde üretilmediyse esmer koloni yapmasının bir anlamı olmayacaktır.
    2. Bir Bacteroides üyesi pigment yapabiliyor olsa bile 7-10 gün inkübe edildikten sonra pigment yapabilmektedir. Yeterince inkübe edilmeyen bir pigmentli bakteri pigmentsiz olarak yorumlanabilir. Bazıları da ilk 2 gün esmer lkoloni yapabilir daha sonra rengi açılabilir. Hangisin siyah pigmetli olarak yorumlanacaktır?
    3. Siyah pigmentli Bacteroideslerin pigmentleri siyah renkli olmayabilir. Kiremit kırmızısı, turuncu, kahverengi, yeşilimsi, koyu sarı renkli pigmentler yapabilirler. Bunların subjektif yorumu daima klasifikasyon ve identifikasyon karmaşası yaratır.
    4. Eğer bir Bacteroides üyesi aslında pigment yapamıyor olsa bile, pigment yapabilme özelliğini, ortamda bulunan başka bir bakteriden (transdüksiyon, konjugasyon veya transformasyon yolu ile) öğrenebilir, sonradan pigment yapmaya başlayabilir. Benzer şekilde aslında bir Bacteroides üyesi olmayan bir bakteri bile pigment yapabilir.
    5. Siyah pigmentli bir Bacteroides, mutasyonlar yolu veya delesyon yolu ile pigmenti kodlayan genini kaybedebilir ve artık pigment yapamayabilir. Zaten son yayınlarda "siyah pigmentli Bacteroides" terimi yerine siyah pigmentli anaerobik basil terimi kullanılmaktadır (Winkellhof AV, 1992).
    6. Eğer bir Bacteroides pigment yapabiliyor, ama, besiyerinde yeterli enzimleri bulamıyor ise, pigment yapamaz.
    7. Siyah pigmentli Bacteroideslerin DNA'larında yakın bir homoloji yoktur.
    8. Bacteroideslerin pigment sınıflamasının terminolojik bir hata içerdiği sonradan ortaya çıkmıştır. Bu bakterilerin yaptıkları pigment, melanin yapısında gerçek bir pigment olmayıp, üzerinde geliştiği kanlı agardaki at veya tavşan kanından kaynağını alan protohemin yapısında bir kimyasal bileşiktir.
    Yukarıda sayılan özellikleri nedeniyle Bacteroideslerin pigment kriterine göre sınıflaması tekrar düşünülmelidir. Herhangi bir kaynakta, siyah pigmentli Bacteroides terimi telafuz edilmiş ise, aralarında yakın bir DNA homolojisi bulunmayan şu bakteriler kastedilmiş olabilir: Bacteroides levii, Bacteroides macacae, Bacteroides salivosus, Porphyromonas asaccharolytica, Porphyromonas endodontalis, Porphyromonas gingivalis, Prevotella corporis, Prevotella denticola, Prevotella loescheii,
Prevotella melaninogenica, Prevotella nigrescens ve belki başka bazı belirsiz türler.

Aspirin benzeri kan sulandırıcıların cerrahi dışında terk edilmesine gerek yoktur
Antikoagülanlar (kan sulandırıcılar) sadece cerrahi yapılacaksa terk edilebilir. Diğer hiç bir müdahale için hastanın kullandığı aspirin veya kumarin benzeri antikoagülan ilaçların terk edilmesine gerek yoktur. Antikoagülan kullanmıyorken yapılan anestezi risk oluşturur.

Artikülasyon kağıdını ısırtmak
1. Artikülasyon kağıdını ısırttıktan sonra artikülasyon kağıdınının taşan kısmından parmağınız ile alt çeneye bastırıp, artkülasyon kağıdını alt çeneye sabitlerseniz gıcırdatma üst çeneyi boyar.
2. Artikülasyon kağıdını ısırttıktan sonra kağıdının taşan kısmını parmağınız ile üst çenedeki dişlere doğru bastırıp, artkülasyon kağıdını üst çeneye sabitlerseniz, hasta gıcırdatınca alt çene dişleri boyanır.
3. Artikülasyon kağıdını ısırttıktan sonra kağıdının taşan kısmını parmağınızla tutup hafifçe dışarı çekiyorken, kağıdın gerginliğini alarak, kağıdı dışarı çekmeye zorlarken hastanın gıcırdatmasını isterseniz her iki (alt ve üst) çene birden boyanır
4. Eğer artikülasyon kağıdını başı boş bırakıp gıcırdatmasını isterseniz ya her iki çene birden boyanır veya sizin istediğinize bakmaksızın rast gele her hangi bir çene boyanır

Protez tesfiye ederken burun akması
Ortalığa tozlar ve akrilip parçaları savrulur, saçılır. Bu havayı solumamak için maske takılmalıdır. Eğer tozlu bir ortamda burnunuz akarsa burnunuzu silmeyin, sümkürmeyin. Burun salgınız sizi tozlardan koruyordur. Protez tesfiyesi veya tozlu ortama maruz kalma durumunuz sona erince burnunuzu silebilirsiniz.

Hipermetrop iseniz güneşe çıkınca gözlüğünüzü çıkarın.
Hipermetropsanız ince kenarlı mercek kullanıyorsunuz demektir. Bu cins mercekler gözünüze normalden daha fazla ışığın toplanmasını sağlar. Çok yüksek yoğunlukta parlak ışığa böyle bir ince kenarlı mercekle çıkarsanız gözünüz beklenmeyen şiddette ışığa maruz kalacak demektir. Her ne kadar pupilla miyoz yaparak ışığı kısabiliyor olsa bile limitleri zorlayıp retina hasarı riskini göze almak akıllıca olmaz.


Gıcırdatma plağı sert olmalıdır
Yumuşak plak yapılırsa hasta daha fazla diş gıcırdatır

Gece Diş gıcırdatmanın engellenmesi için:
Aç karnına yatılmalıdır
Düşük yastık kullanılmalıdır
Yatmadan önce kaynar suya batırılmış havlu maseter üzerinde bekletilmelidir
Plak yapmak kalıcı bir çözüm değildir ama kullanıldığı süre boyunca bir çözümdür



Kanal tedavisi tek seansta mı ? Çok seansta mı bitirilmelidir?
- Perküsyon ile dişte ağrı var ise en iyimser yaklaşım ile periodontal ödem başlamış demektir kanala CaOH konulup dişin sakinleşmesi beklenmelidir.
- Perküsyon ile dişte ağrı yok ise periodontal dokular henüz sağlıklı demektir. Mümkünse kanal tedavisi tek seansta bitirilmelidir.

Otoklav manometresi atmosfer basıncını ölçer, mutlak basıncı ölçmez. Bu sebeple ilk kurulduğunda coğrafik bölgeye göre ayarlanması gereklidir
Her Avrupalı üretici firma otoklavı kendi ülkesinin yükselti ortalamasına göre üretir. Piyasamızdaki bir otoklav 1200 m için tasarlanmıştır. Bir kaç diğer marka ise 100 m yükselti için tasarlanmıştır. çünkü onların ülkelerindeki yükseklik otalaması budur. Halbuki Doğu Anadoluda yerleşim bölgelerinin yükseltisi 2800 metreye kadar çıkar. Erzincan ve Bingöl 1100 metreden daha yüksektir. Erzurum 1800m, Muş 1400 m, Kastamonu 798 m, Ardahan 1800 m, Van 1727 m, Bursa 155 m, Denizli 354 m, Uşak 906 m, Kayseri 1054 m, Malatya 964 m, Maraş 568 m, Siirt 902 m, Bitlis 1545 m , Erzincan 1185 m, Ankara 850 m yüksektedir. üreticiler otoklav cihazına ilk kurulum yapıldığı zaman teknisyen tarafından kullanılması için genellikle bir kalibrasyon düğmesi koyarlar. Teknisyen otoklavı kurduğu klinikte bu düğmeyi veya ayar mekanizmasını bir defaya mahsus kullanarak kliniğin denizden yüksekliğine isabet eden hava basıncını sıfır kabul edecek şekilde kalibrasyon yapar, otoklavı ayarlanmış olarak teslim eder. En doğru yöntem budur. Veya en doğru çözüm olarak Türk malı otoklav almak gerekir.

Akut apse ilk 3-4 hafta boyunca röntgende görünmez.
Hastanın yüzü şişmiş, ateşi çıkmış, hatta göz kapağına kadar ödem gelişmiş olsa bile ilk defa apse yapan bir dişin apsesi diş röntgeninde görünmez. Apsenin röntgende görünmesi için kemikte kavitasyon gereklidir. Bu olay ancak 3-4 hafta sonra gerçekleşebilir. Apse yapmış bir diş, inmiş bile olsa 1 ay sonra çekilecek röntgende apikal tadyolusens gösterebilir. Ayrıca daha önce şişmiş bir dişi tekrar (subakut) apse yaptığında röntgende hemen, derhal, hiç beklemeden görüntü verir, teşhis edilebilir.

Kanıta dayalı diş hekimliği yoktur. Belirtiye dayalı diş hekimliği vardır
Tıklayınız

Karbamit peroksitinizi kendiniz hazırlayın

http://www.murataydin.org/dis-beyazlatma-jeli-karbamit-hidrojen-peroksit.html

Hava spreyi su kaçırıyorsa
Hava spreyleri bozulabilir. Hava sıkarken düğmesine bamadığınız halde su damlası kaçırır. Hava spreyi ile kaviteye hava sıktığınızda hava püskürüyor iken araya su damlası karışır ve kavite asla kurumaz. Hava sıkarken tam kurudu dediğinizde minik 1 damla su kaviteye püskürür ve kavite duvarını ıslatır. Sizi geciktirir, kızdırır, dolgu yapışmasında kaliteyi düşürür. Kaviteye pamuk koyun ve ondan sonra hava spreyi ile kurutun. Püsküren su damlası pamukta kalır. Püsküren hava kurutmaya devam eder.

İndifa eden dişlerin ağrısı için antihistaminik şurup
İndifa eden diş mukozayı delinceye kadar sıkışmanın olduğu diş eti altı dokusunda ve diş eti epitelinde bol histamin salınır. Bu sırada çocukta görülen ağrı, göz yaşarması, salyanın artmasının sebebi budur.
    Eğer dokuda histamin seviyesi yükselirse sistemik dolaşıma sızarak ateş, asabiyat, zayıf kısa öksürük ve ishali de histamin yapar. Dişler fırçalandıktan sonra herhangi bir antihistaminik (mesela Fenotral) şurup, gargara gibi ağızda bekletilir, sonra yutulur.
    Biliyoruz ki; histamin salınımı gündüz 11 de en azdır, gece saat 03:00 te en yüksektir. Antihistaminik verilecekse, gündüz 11 den hemen sonra yükleme şeklinde verilip reseptörler önceden tutulmalıdır, reseptörler rezerve edilmeli, bağlanmalıdır. Çünkü Histamin yarışma yolu ile etkilidir. Reseptörlere kim önce yapışırsa onun etkisi ortaya çıkar. Gece saatlerine varmadan, saat ilerlemeden, vakit geç olmadan histamin piyasaya çıkmadan önce antihistaminik şurup organizmaya girmiş olmalıdır, reseptörü işgal etmiş olmalıdır. Bu sebeple bütün antihistaminikler şöyle verilir:
    Antihistaminikler tercihan saat 11:00, 17:00 ve 19:00 civarında 3 doz uygulanır. Bunun dışındaki saatlerde daha kısa ve zayıf etkili olabilir.


Diş nasıl çürür
Bütün diş hekimleri ve öğrencileri bu deneyi yapmalıdır: Diş nasıl çürür, asitler dişi nasıl çözer. Gözlerinizle  görmelisiniz tıklayınız

Metilen mavisi ile çatlak arama
Kök kanalının ağzını bulmak, minede çatlak aramak, dolgu kenarında sızıntıyı tespit etmek, bakteri plaklarını boyamak amaçları ile metilen mavisi isimli boyayı kullanabilirsiniz.

Sterilizasyonun tanımını sulandırmak
Birisi çıktı mikroorganizma sayısını milyonda birine düşürmek sterilizasyondur dedi. Bu yanlış bir yaklaşımdır. Steriliazsynun doğru tanımı mikroorganizmaların bütün formlarının öldürülmesidir. Burada doğrusunu bulacaksınız: tıklayınız

Diş uyuşmazsa

Şu sebeplerle diş hekimliğinde infiltratif anestezi tutmayabilir
1- Periodontit varsa : Periodontit bulunduğunun en sadık belirtisi perküsyon hassasiyetidir. Üzerine ayna sapı ile tıklandığında ağrı yapan dişler periodontitlidir ve uyuşması çok zordur. Tedavi ertelenebiliyorsa ertelenmelidir. Bunu baştan farketmeyip anestezi yapıldıysa ya intrapulpal anestezi ile çalışmaya devam edilir veya çalışmaya 1-2 gün için ara verilir
2- Şahıs alkol alıyordu veya almışsa: yeni bir ampul injekte edilir, anestezik solüsyonun dozu artırılır. Uyuşma sık sık yoklanır. Uyuşma oluşunca gecikmeden çalışmaya başlamak gerekir. Çünkü çok kısa süre sonra uyuşma kaybolur.
3- Yanlış yere injeksiyon: yapıldıysa, hedef dışında bir bölgede uyuşma meydana gelir. Doğru yere yeniden injeksiyon yapılır
4-  Anatomik varyete bulunması: durumunda hem doz artırılır hem kural dışı noktalardan infiltrasyon anestezisi yapılır. Örneğin alt büyük azılar için mandibulanın lingual mukozasından, veya dişin apikaline ve businator kasın yapışma yerinin altına anestezi tekrarlanabilir.
5- Bazen anestezinin yetersiz olmasına sebep yoktur. Böyle durumlarda 1-2 gün sonraya randevu verilir. Hiç bir şey olmamış gibi, basit ve etkili uyuşma elde edilebilir.
6- Etkisi zayıf (adrenalinsiz) bir anestezik yapılıp yeterli anestezi elde edilemediyse, ikinci defa yapılacak adrenalinli bir anestezik beklenen derinlikte anestezi temin etmeyebilir. Enaz 1-2 gün sonraya randevu verilir.

Çekimden sonra dil - dudak uyuşuk kalırsa
Alt çene zorlu çekimi veya zorlu anestezilerinden ve tekrarlayan travmatik anestezik injeksiyonlardan sonra bireyin dilinin işlem yapılan tarafı ve hatta dudağın ucu uyuşuk kalabilir. Bu bir sensetif kayıptır. (Dikkat ediniz hareketsiz kalabilir demedim. Hareketsiz olsaydı motor kayıp olacaktı)
          Çekimin ve /ya anestezik injeksiyonun travması ile alveolar inferior isimli sinir lifinin kılıfındaki harabiyete bağlı olarak ortaya çıkar. Harabiyet fazla olursa motor kayıp gerçekleşir.
          Gerek sensetif gerek motor kayıplar zaman içerisinde mutlaka iyileşir. Bazen haftalar bazen yılar sürebilir. Fakat gdierek azalır ve iyileşir.
           İyileşmeyi desteklemek için B kompleks vitaminleri (mesela apikobal draje) verilebilir, bölge temiz, ve sıcak tutulur. Hareket ettirilmesi iyileşmeyi hızlandırır




Dışkı sindirim testi yanlış yapılmaktadır.
Doğru yapılışı burada yazılıdır tıklayınız

Erimek terimi yanlış kullanılmaktadır. Kemik erimez.
Bir katı maddeyi ısıtırsanız, belirli bir sıcaklığa gelince sıvılaşır. Buna erimek denir.
Toz şeker çayın içine konulduğunda ve karıştırıldığında sıvının içinde görünmez olur. Buna çözünmek denir.
Periodontal hastalıklarda kemik çözünür, çözülür, kaybolur, rezorbe olur. Erimez !


Bütün diastemaler bulunduğu bölgede meydana gelen kemik rezorpsiyonunun sebebi ve/veya sonucudur.

Diş çürüğü soydan gelmez.
Buna rağmen ana-babasının ağızındaki çürükler ve bakım(sızlık) ile bireyin kendi ağız bakım(sızlığ)ı benzeşebilir. Bu benzerliği diş çürüğünün soydan gelişi olarak yorumlayıp sorarlar.
Bir ebeveyn diş fırçalamıyor ağzını temiz tutmuyorsa, ağız hijyenine önem vermiyorsa, elbette kendisinin yapmadığı ve bilmediği şeyi (ağız bakımını) çocuğuna da öğretmeyecektir. Böylece çocuğunun da ağız sağlığı ebeyenine benzeyerek kötü durumda olacaktır. Bu benzeşme genlerle soydan gelmiş olmaz.Aileden gelen, diş çürğü değil fırçalamama alışkanlığıdır.
Ağız hijyenine önem veren ebeveyn çocuğuna bunu öğreteceği için ağız sağlığı iyi olan ebeveynin çocuğunun da ağız sağğlığı iyi olacaktır. Bu benzeyme genetik ve soyan gelmiş olmaz.


Yanyana iki dişin tedavisinde öncelik sırası
Yan yana >2 diş tedavi edilecekse hiyerarşik sırada olarak:
ağrılı olandan
vital olandan
arkadakinden başlanır

Kök kanalına konulan antibiyotik bakterilerde rezistans gelişimine sebep olur mu?
Bu bir abartıdır. Göz damlasındaki antibiyotik bakterilerde direnç gelişimine sebep olmuyor da, kök kanalına antibiyotik koyunca mı bakterilerde direnç gelişimine sebep oluyor? Her sene milyonlarca kutuı antibiyotik yanlış kullanılmaktadır. Onların önüne geçmek dururken fevkalade nadir olarak kök kanalı içerisine konulabilecek antibiyotiğin direnç geliştirebileceği sebebi ile sebebi ile sakınca olarak gösterilmesi abartıdan ibarettir.


Diş hekimi ayrı yazılır
Diş hekimi kelimesi ayrı yazıldığı halde maalesef bazı kurumlar bilerek, ısrarla, bütün uyarılara rağmen, inatla, kendi mesleğimizi yanlış yazmaya devam etmektedir. Mesleğini yazamayan yapamaz. da.
 http://murataydin.org/dis-hekimi-nasil-yazilir.html

Kök kanalında pıhtı bakiye kalması sinir lifi varmış kadar/gibi ağrı  verir
Vital kanal tedavisinde hemmorajik pulpayı çıkarınca kanala dolan kan, bir sonraki seansta organize bir pıhtı olarak karşımıza çıkar ve sanki bağ dokusu gibi dokununca ağrılıdır. Sanki sinir lifini hiç çıkartmamışsınız gibi bir durum ortaya çıkar. Kanal içine anestezik solüsyon zerkinden (veya bilinen infiltratif anesteziden) sonra küçük ve hızlı bir hareket ile bu pıhtı yerinden alınır. Böyle bir durum ile karşılaşmamak için kanalın içi boş bırakılmamalı veya içinde boşluk bırakılmamalıdır.

Diş macunundaki flor zehirli değildir
'İnsanda zehirlenmeye sebep olabilecek en küçük Sodyum florid (NaF) konsantrasyonu 75 mg/kg dır. Piyasadaki diş macunlarında bulunan NaF ise %0.32 w/v dir. 100 ml de 0.32 gr NaF bulunur. 1 sıkımlık macundaki NaF değeri tahminen bunun onda birinden bile küçüktür. Kronik zehirlenme için 2 mg/gün dozunu geçmek gerekir. Ayrıca hatırlatayım: İnsanın günlük flor ihtiyacı 1.5 - 4 mg dır. Piyasada dolaşan videoda söylenenler doğru değildir çünkü 1930 da esir kampı yoktu, flor ayrıca toksikasyonu beyinde belirti vermez.
Florsuz diş macunu satan firmalar tarafından, daha fazla prestij, ticari pirim ve sükse elde etmek için bu masum yalan söylenmiş olabilir. Yönlendirilmiş abartı diyoruz bunlara''


İnjektöre aspire edilen kanın yeniden injeksiyonu immün bir dürtüdür.
Anestezi yaparken aspirasyon sırasında kan gelebilir. Bu kan hastanın kendi kanı olduğu için aslında mantıksal olarak hiç bir zarar vermesi beklenmez. Sığır pulpasında yapılan çalışmalar konak dokunun kendi antijenlerine sensetize olabildiğini göstermiştir. Koch fenomenine benzer bir mekanizma ile bireyin kendi kanına reaksiyon gösterebileceği hatırda tutulmalıdır. B undan korunnak için aspirasyon sırasında kan gelirse injektör değiştirilebilir.

Dalgıç, pilot ve bayanlarda 20 yaş dişi problemi erken dönemde giderilmelidir
Derin dalışlarda, yüksek irtifalarda basınç değişimine bağlı olarak sürmesi yarım kalmış 20 yaş dişi periodontal sebepli ağrılar yapabilir. Böylr bir durumun dalış veya uçuş sırasında telafisi zor olabilir. Bayanların gebelik döneminde röntgen çekilemez ve ayrıca gömülü 20 yaş dişi operasyonu yapılamayabilir.Gebelik öncesi röntgen ile (bilhassa alt) 20 yaş dişleri aranmalı ve uzaklaştırılmalıdır.

Gebelerden röntgen çekilmez
Radyasyon fetusta mutasyona sebep olur. Gebelerde röntgen çekilmez. Bu kuralı sulandırıp, gevşetenler vardır. Biraz çekilir, azıcık çekilir, bi tane çekilir, hafif çekilir gibi düşünüp gebelerden röntgen çekenler vardır. Bu çok sakıncalıdır.. O hekime şu soruyu sorunuz: "karınız sizin çocuğunuza hamile olsa veya siz hamile olsanız kendi dişinizden röntgen çektirir misiniz?" Samimi olanların Hayır diye cevaplayacaklarını göreceksiniz. Hamileden röntgen çekmek insanlık suçudur. Bir nesli bozan sorumsuz bir ihmaldir. Hamileden hangi doz ve sıklıkla olursa olsun röntgen çekilmez.

Hamilelik diş çürütmez
Hamile kadında salınan hormonlar bağ dokusunda ödem sebebi olur. Diş eti dokusu kalınlaşır, ödemlidir ve çabuk infekte olur. Kolayca kanar. Eskiden günde 1-2 defa yapılan diş temizliği yetersiz olmaya başlar. Bu sebeple diş eti iltihabı (gebelik hingiviti) ve temizlik yetersizliğine bağlı diş çürükleri görülebilir. Bunun dışında hamile kadında ağız ile ilgili her hangi bir değişim olmaz. Karnındaki çocuk annenin dişlerini çürütmez, annenin dişlerinin çürümesine sebep olan ağız bakımının yetersiz kalmasıdır.

Ağız kokusunu azaltmak ve ağız sağlığını artırmak için gerekli olan normal duruş.
Dudaklar kapalı, dişler aralık durunuz ve salya biriktiriniz. Bu duruş hem ağız sağlığına olumlu etki gösterir hem de ağız kokusunu azaltır.

MR ağızdaki metallere zarar verebilir
Diz, bel, eklemler ve yumuşak dokulardaki hastalıklar sebebi ile çekilen MR (manyetik rezonans) adı verilen görüntüleme teknikleri ağızdaki metal parçaları (implant, amalgam dolgu, köprüler ve protezleri) ısıtabilir ve titreterek yerinden oynatabilir. İmplantların MR için uyumlu üretildikleri sylenir fakat bu, çok akılcı bir haber olmayabilir, çünkü hiç bir metal MR titreşiminden kaçamaz, ancak rezonans frekans aralığını metalin yapısına başka materyaller ekleyerek değiştirmek mümkündür. Bu durum ise implantın biyolojik uyumunu risk altına alacağı için firmaların buna cesaret etmeleri zordur, en azından ikna edici değildir. Köprülerin veya implantın MR dan zarar gördüğünü anlamak zordur. Sadece ömürleri kısalabilir. Amalgam dolgular ise sızıntı başlatabilirler. Bunun en erken ve ilk görülen belirtisi şeker ağrılarının başlamasıdır. Şekerli bir sıvı ağıza girdikten 5 dakika sonra sızıntı yapan amalgam dolgulu diş ağrı yapmaya başlıyorsa sızıntı yapıyor olabilir.

Temiz bir ağız kanıyorsa fırça yumuşaktır.
Yumuşak fırça önerenler sert dokudaki aşınmayı sebep gösteriyorlar. Halbuki bu gün elimizdeki yayınlar aşınmanın fırçadan değil macundan meydana geldiğini söylüyor. Üstelik yumuşak fırçalamanın diş eti bağ dokusuna masaj etkisi zayıf olduğu için yetersiz kanlanan yerler vardır, ve kanar. Kanama olunca hasta fırçasını daha da yumuşatmak ister. Halbuki tam tersini yapması lazımdır. Sadece orta sert fırçaya başlayınca diş etindeki kanamalar ortadan kalkar. Sonra dişler temizlenmelidir.

Amalgam dolgu zannedildiği kadar zararlı olmayabilir.
Bu konuda ürün satışlarını hızlandırmak amacı ile bir balon uçurulduğunu düşünmemek için hiç bir sebebimiz yok. Bir abartı yapılıyor. Her metal kadar gümüş veya civanın alerjisi veya tksisitesi  olabilir. Nadir ve öldürücü olmayan bir reaksiyon sebebi ile braz fazla gürültü koparıldığını ve bunun ticari amaçlarla yapıldığını düşünmek gerekir Bu makaleler işin arkasındaki egrçeği anlatmaktadır:
Amalgam1   Amalgam2   Amalgam3  Amalgam4    Amalgam5

Alın lupu kullanırken gözlük takılır mı?
Özet vereyim: Bütün miyoplar ve bütün hipermetroplar (Astigmatlar hariç) bu lupu gözlüksüz kullanabilir ve çok net görür. Kutusundan çıkan merceklerden birisi mutlaka sizin net bir odaklama yapmanızı sağlar.
Astigmat bireyler mevcut gözlüğünü takıyor iken bu lupu daha net kullanabilirler.
               Diyelimki ben +1.5 hipermetropum ve bu lupu satın aldım. Kutudan çıkan 4 mercekten +3 diyoptirisi olan merceği seçtim. Taktım ve alnıma yerleştirdim. 40 cm uzaklığa mükemmel odaklama yapıyorum ve kullanıyorum diyelim.
Eğer ben +2.5 diyoptiri gözlük kullanıyor olsaydım muhtemelen 35 cmuzaklıkta odaklayacaktım.
Eğer +3 kullansaydım mesela 30 cm de odaklayacaktım.
Eğer miyop olsaydım, -1 diyoptiri kullanıyor olsaydım 45 cm de odaklayacaktım.
-2 miyop olsaydım 50 cm de odaklardım.
            Eğer odaklama mesafesini beğenmiyorsak kutusunda bulunan bir başka merceği deneriz. Mesela lupun üzerine 5 diyoptiri takarız. Bu durumda burnumuzun ucunu odaklayabiliriz. HAstanın ağzının içine giremeyeceğimize göre 3 veya 2 diyoptiri bizler için uygundur. Deneyerek bulunur. Presbiyop bireyler, hipermetrop gibidir. Değişen bir şey olmaz.
Alın lupu

Diş tedavisinde bulantı

xxxxx - 1 tane Diş randevusundan 4 saat önce
xxxxxx 5mg - 2 kapsül 1 saat önce
xxxxx fitil (veya xxxx fitil) - 2 tane yarım saat önce kullanılabilir.
Ayrıca
- ölçü almadan hemen önce hastaya buz parçaları veriniz., ağzında bir süre buz bekletsin.
- Ölçü kaşığı arkadan öne doğru yerleştirilir, derhal baş öne eğilir, eline peçete verilir ve şunları yapması söylenir: dilinizi kımıldatmayın (bu çok önemlidir, glossofaringel temas algısı olmazsa bulantı azalır) başınızı kucağınıza eğin. elinizdeki peçeteyi çenenizin altına koyun, biraz sonra salyanız çeneniden yere doğru damlarsa peçete ile kurulamanız içindir sadece burundan nefes alın ve burundan nefes verin boştaki elinizi midenizin üzerine sertçe basın ve basılı tutun
- Uyuşturucu sprey ile ağızı boğazı uyuşturmak bulantıyı artırır, kullanmayınız


Dil fırçalarken bulantının giderilmesi
Ağız kokusu tedavisinin birinci adımı dilin fırçalanmasıdır. Ancak dilin arka taraflarına fırçanın uzanması zor olabilir. Bu yöntem fena değildir.
- Dişler fırçalanalıdır ve bu iş uzun sürmelidir.
- Mümkünse çok soğuk su kullanılmalıdır
- Banyoda aynadan uzak durulmalıdır. Fırçalarken birey aynada kendisine bakmamalıdır
- Nefes alınır, tutulur.
- Fırçayı dilin üzerinde kusturan noktanın daha gerisine götürülür,
- fakat fırça dile ve yanağa temas etmemelidir
- Fırça hiç bir yere temas etmiyorken baş öne eğilir. Yüz lavaboya bakmalıdır
- Nefes aniden kuvvetle sert bir hareketle verilir.
- Tam bu sırada fırça dile bastırılır ve tek bir hareketle öne doğru süpürerek çekilir.
- Nefes verme bitmeden önce fırça ağızdan çıkmış olmalıdır.
- Hepsi 1 saniyeden kısa sürmelidir.
- Sonra bu hareketi arzu edildiği sayıda tekrarlanır. Beklenmez

En şiddetli bulantı birincide olur. Bulantı olmasına rağmen ısrar edip bir kaç saniye dayanılırsa bulantı azalır ve giderek alışılır. İlerleyen dakikalarda bulantı
yok kadar az olmaya başlar. Saatler sonra yine eski seviyesine döner. Eğer ilk bulantı duyulunca fırça ağızdan çıkarılırsa bir dahaki denemede bulantı artar.

Üst total protez ölçüsü alırken bulantının giderilmesi
Ben şu yöntemi geliştirdim, faydalı buldum ve uyguluyorum:
Üst total ölçüsü alırken benim parmağımı bulantı yapan yere kadar boğazınıza sokun diyorum ve parmağımı hastaya veriyorum. Kendi eli ile benim elimi tutarak bana izin verdiği noktaya kadar parmağımı ağzına sokuyor. İşaret parmağımı sutura palatina medya ya yaslayıp parmağımı bastırıyorum. 10- 15 saniye bekleyip parmağımı çaktırmadan 1 cm geri itiyorum yine bastırıyorum. Sağ ve sola kaydırıyorum, gezdiriyorum. Bir adım daha ilerliyorum ve bir daha... Eğer ilerlediğim noktada öğürtü gelirse
hastanın başını öne eğiyorum fakat mecbur kalmazsam parmağımı geri çekmiyorum. Ah hattına kadar gidiyorum. Bazen dakikalar alıyor emek istiyor. Parmağımın yumuşak damağa kadar uzandığı durumda bulantının kaybolduğunu görür görmez hiç beklemeden derhal ölçü alıyorum. Çünkü beklenirse dakikalar sonra birey eski bulantılı haline geri dönecektir.

Diş fırçalarken fırçanın ıslatılmaması gerektiği bir hurafedir.
Diş fırçalamaya başlanırken fırçanıın ıslatılması veya kuru kalmasının hiç bir şey üzerine, hiç bir seviyede hiç bir etkisi yoktur. Bir salak tarafından ortaya atılmış bir hurafeden ibarettir. Biz hekimler böyle hurafelere inanmayız.

Yemekten hemen sonra diş fırçalanmaması gerektiği bir hurafedir
Yemekten sonra diş fırçalanırsa aşınır diyen bir salak tarafından böyle br hurafe ortaya atılmıştır. Biz hekimler böyle hurafelere inanmayız.

Diş fırçalanamadığında asitlere karşı acil önlem
Dişlerini çıkardığı halde henüz diş fırçasına başlamamış olan bebeklerin diş çürüğünden korunmaları gerekir. Bebekler gece uykusuna yatarken ağzına bırakılabilecek beyaz peynir ağızı bazik yaparak asitleri tamponlayıp diş çürümesini engelleyecektir. Seyahat, hastalık, vakit darlığı gibi sebeplerle bir veya bir kaç gün için dişlerini fırrçalayamayan erişkin bireylerin diş çürüğünden korunabilmesi amacı ile gece uykusundan önce 1 tablet Kompensan çiğnenir ve tükürülür. Ağız yıkanmaz. Bu ilacın pH derecesi 10 dur ve ağızaki asitleri tamponlayıp çürüğe karşı korur.
Çürükten korunmak için acil tedbir


Doktor önlüğünün (ve kliniğin) rengi soğuk olmalıdır.
Kırmızı sarı turuncu renkler sıcaktır. İnsanda heyecan, korku, panik ve endişe yaratır, adrenalin salınmasını kolaylaştırır. Hastanın karşısına sıcak renklerle boyalı bir önlük ile çıkmak hastanın ruh halini olumsuz etkileyebilir, sabotaj kuvvetindedir. Mavi, yeşil, mor soğuk renklerdir, hasta muayene önlük ve cihazları soğuk renk olmalıdır.

Bekleyen su kirlidir
Bir şişe suyunu açtıktan saatler sonra içerisinde akvaryumdakine benzer mikroplar çoğalır.   Şişe suyunu açar açmaz bitirmek gerekir.  Damacana suları ertesi gün sağlıklı kalmayabilir.
Akvaryumun camının iç yüzeyine hiç parmağınızı sürdünüz mü? Sümük gibi yapışkan bir biyofilm tabakası vardır. Bu sümük tabaka, suda yaşayan ve camın iç yüzeyine yapışan bakterilerin ürettiği adezin benzeri proteinlerdir. Nereden geldi bu bakteriler oraya?
     Havadan, ve suya temas eden her türlü cisimden gelir. Eğer hiç bir şey temas etmiyor olsa bile ekolojisi uygun olan bakteriler oraya mutlaka bir şekilde toplanacaktır. Bunlara akuatik mikroorganizmalar adı verilir. Legionella, Pseudomonas, koliformlar, mantar ve yosunlar. Ne gariptir ki bir biyolojik ortama en uygun bakteri er veya geç oraya ulaşmaktadır. Yani sızdırmaz bir şekilde kapatılsa bile en uygun bakteri mutlaka ekolojisinin uygun olduğu ortama girmektedir.
    Şişe suları plastik şişelerde satılır. Büyük damacana suları ise çok daha geniş hacimde içme suyu depolar. Kapağı açıldığı saniyeden itibaren saatler içerisinde mutlaka akuatik bakteriler tarafından istila edilmektedir. Bilhassa sıcak yaz günleri bu bakterilerin sayıları saatler içinde katlanarak çoğalır, sağlığımızı olumsuz etkiler.
    İçilecek kadar su satın alınmalıdır. İçilecek kadar suyun kapağı açılmalıdır. Kapağı açılmış şişe suyu bitirlmelidir. Beklemiş su içilmemelidir.


Ağız duşunun mikrobiyolojik bakımdan hiç bir hükmü yoktur.
Basınçlı su püskürten ve sözümona diş plağını temizlediği iddia edilen, ticari gayretlerle abartılan ürünler piyasamızda satılmaktadır. Diş fırçası kullanarak bile yerinden yeterince kaldırılamayan bakteri plaklarını su püskürterek uzaklaştırmayı düşünmek iyimserlik olur.Diş fırçası ile karşılaştırmalı yapılmış ve diş fırçasında üstün olduğu gösterilmiş hiç bir yayın bulunmadığı için ağız duşu ismi verilen su püskürtücüler gerekli değildir. Satın alınmamalıdır, tavsiye edilmemelidir. Tüketime yönelik abartılardır.

Apse sebebiyle şişen bölgeye parmakla bastırılmaz.
Çünkü apse sıvısı geriye, içeriye, hayati organlara doğru itilmiş olur. Yastık yorgan, parmak, el ve diğer şeylerin basıncından korunmalıdır. Daima soğuk ve dokunmadan muhafaza edilmelidir.

Akut apseye sıcak uygulanmaz
İnfeksiyon sebebi bu bölgedeki ile kan damarları zaten genişlemiştir, ödem vardır. Sıcak ile damarları daha genişletmek, ödemi artırır, ağrıyı, şişliği artırır, iltihabın vücudun diğer yerlerine yayılmasını teşvik eder.

Akut apseye soğuk uygulanır.
Genişleyen kan damarlarını soğutarak daraltmak normale dönüşü başlatır.

Akut apseli dişin içi açılmalı ve açık bırakılmalıdır.
Akut apseli dişin kök ucunda sıvı birikir ve basınç yükseldiği için ağrı ortaya çıkarç Kanalı açıp açık bırakmak lazımdır. Kanal açık bırakılırsa basınç düşer, ağrı ve şişlik kaybolur. Tıklayınız

Tetrasiklin renkleşmesinin ayırt edici özellikleri şunlardır
1- Daima çocukluğundan beri vardır. Erişkinde sonradan renk bozulduysa tetrasiklin renkleşmesi değildir.
2- Renkleşme sebebi ile dişin vitalitesi azalmaz. Rengi bozuk bir diş vital değil ise (başka sebepler yok iken sadece rengi renkleşti diye) tetrasiklin renkleşmesi değildir, daha yüksek bir ihtimal ile nekroz olabilir.
3- Ya ağızdaki her dişte vardır veya dikey eksene simetriktir. Asimetrik tetrasiklin renkleşmesi olmaz. En sadık kural budur. Örneğin sağlı sollu 4 numaralara kadar tutar. Veya sağlı sollu 6 numaralara kadar tutar veya sağlı sollu 3 numaralara kadar tutar. Fakat sağda tetrasiklin renkleşmesi varken sol taraf temiz kalamaz. Tek tarafta renk bozuksa renk bozulması tetrasikline ihale edilemez.
4- tetrasiklin renkleşmesinin anamnezinde travma yoktur. Eğer travma varsa pulpa nekrozu düşünülmelidir.
5- Tetrasiklin renkleşmesi genellikle diş kuronunu deforme etmez. Eğer kuron deforme olmuş ise veya çukurcuklar içeriyorsa veya buruşuk kağıt gibiyse bu hipoplazi veya floroz olabilir. O hastalıklar da simetrik olabilir.
6- Tetrasiklin renkleşmesi için birey tetrasiklin kullanmak zorunda değildir. 12 yaş altında yüksek doz ve uzun süren her (hangi) antibiyotik (/ilaç) sürpriz yapabilir. Hepsi 3üncü maddeye uygun yerleşirler.
7- Tetrasiklin 12 yaş altındaki çocuğa zaten kemik iliği inhibisyonu yaptığı için verilmez. Bu sebeple tetrasiklin renkleşmesi görme ihtimalimiz ip atlayan hipopotam görme ihtimalimizden azdır
(Yani skorpit veya Müller Basedow hastalığı görme ihtimalimiz kadardır)

20 yaş dişi arkadan sıkıştırırsa kesiciler deforme olur
Alt yirmi yaş dişleri genellikle öne yatık eksende indifa etmeyi talep ederler ve başaramazlarsa 7 numarayı öne iterler. Eğer 7 numara arkadan öne doğru itilirse, bu basıncı 6 numaraya aktarır. & numara bu basıncı 5 'e verir. Sırası ile ilerler ve alt kesici dişler çarpraşıklık göstermeye başlar. Hasta bazen alt kesici dişlerini göstererek bu dişlerinin son aylarda giderek yana yattığını veya öne fırladığını söyleyerek yakınabilir. Alt kesici dişlere ortodontik tedavi yapılacaksa öncelikle alt 20 yaş dişleri uzaklaştırılmalıdır.


20 yaş dişleri neden çıkamazlar?
Eskiden 44 tane dişimiz vardı. Ağaçları dişlerimizle kesiyorken, dişlerimizi bir alet olarak kullanıyorken artık daha az kullanmaya başladık, diş sayımız 4 er li paketler halinde bin yıllar içinde azalmıştır. İnsan fosillerinde bu sayının sonradan 40 dişe düştüğü görülür. Ateş bulunup besinler pişirilerek yenmeye başlayınca artık dişlere daha az ihtiyaç duyulmuş, bu sayı 36 ya, sonra 32 ye düşmüştür. 20 yaş antropolojisi aslında insan beslenme alışkanlıklarının giderek yumuşamasına indekslidir. Bu gün kola, sütlaç, yumuşak gıdalar sebebi ile diş sayımız 28 e düşmeye meğillidir. Bu sebeple 20 yaş dişlerimiz çıkamıyorlar. Sonraki nesillerin 28 dişe sahip olacağını söylemek kehanet değildir. Zaten çoğumuz eksik diş sayısı olan hastalar görmeye başladık bile.


Kök kanalında aldehit zararlı mı?
Fevkalade etkili protein fiksatörü olan aldehitten vaz geçmek isabetli bir karar olmayabilir. Kanal duvarındaki proteinleri derhal ve geri dönüşümsüz olarak bloke eden aldehit infekte kök kanalı ekolojisinin ıslah edilmesinde fevkalade üstün bir maddedir. Hem pamuk meçe emdirilip kanal duvarına sürülmektedir hem de kök kanal dolgu madde(pat)lerinin yapısına katılmaktadır.
    Avrupalı endodontistlerin önderliğinde aldehitsiz kök kanalı dolgu maddesi uygulaması başladı. Aldehitin kanserojen, mutajen olduğu söylendi.Kök kanal dolgu maddelerinin  yapısından çıkarılması istendi. Sormak lazım madem yıllardan beri kanal patlarında bulunan aldehit kanser yapabiliyordu neden yayınlanmış periapikal kanser yok?
Patlardan periapekse sızan aldehit fevkalade az miktardadır ve derhal reaksiyna girer. Bu sebeple kanser yapmıyor olabilir. Üstelik parfümlerin yapısındaki arometik maddeler birer aldehittir. Koklanan her parfümden kanımıza karışan aldehit miktarı patlardan periapeks ile kanımıza karışan aldehit miktarından daha fazla olsa gerekir. Aldehitlerin terk edilmesi gerkemiyor olabilir.

Glukozamin eklemlere iyi gelmez
Ağız yolu ile alınan glukozaminin intraartiküler konsantrasyonunu gösteren bir çalışmaya rastlanamamıştır. Çünkü glukozamin içeren kapsüller ağız yolu ile alındığı zaman hasta olan eklemin içine değil mideye gider. Mide asidinde parçalanır ve bağırsaklarda moleküllerine ayrılıp dışkı ile atılır veya başka ve ilgisiz bileşiklere dönüştürülür. Eklem sağlığını artırsın, eklemi tedavi etsin diye yutulan glukozamin ancak bir iyileşme temennisidir. Hangi ekleminin iyileşmesini istiyorsanız o eklemin etrafındaki kasları güçlendirin. Eklemin iyileştiğini görürsünüz.
    Koenzim Q10 da böyledir.



El aletleri parlak olmasın
Işığı yansıtarak çalışma sırasında gözünüzü alabilir (yeşil ok). Öyle bir an gelir ki, çok hassas ve kritik bir saniyede reflektörün ışığını yansıtarak gözünüzü alır ve geçici (saniyeler) için sizi göremez yapar. Bunu istemeyiz. O halde el aletlerimizin yüzeyi daima pürüzlü olmalıdır, ışığı kırmalıdır. Merak etmeyiniz tırtıklı yüzey sterilizasyonda sıkıntı yaratmaz.
Diş hekimliği el aletleri


Otoklav satın alırken en13060 şartnamesi gözetmek zorunlu mudur?
Hayır değildir. Avrupa'lı üreticilerin bile uymadığı bir standart olan bu şartname doktora değil otoklav üreticisine hitaben kaleme alınmıştır. (Aydın M, 2009)

En iyi otoklav B sınıfı olan mıdır, şart mıdır?
Hayır değildir. N sınıfı olan otoklavlar da yeteri kadar uzun beklenirse B sınıfı kadar sterilizasyon yapar. B sınıfı yegane ve mutlak seçenek değildir.

Elektrikli diş fırçasına ihtiyacımız yoktur, Yumuşak diş fırçasına ihtiyacımız yoktur, Ağız duşuna ihtiyacımız yoktur
        Eskimiş (yumuşamış) diş fırçalarının plak temizleme özelliği ortadan kalkmaktadır (Conforti NJ, 2003). (Zanatta FB, 2011). Yeni diş fırçalarının eskimiş yumuşamış diş fırçalarına göre plak kaldırma özelliği tüm ağız için %13.4, marginal yüzeylerde %11 ve aproksimal yüzeylerde %17 daha üstün bulunmuştur (Warren PR, 2002). İnce ve yumuşak kılları olan diş fırçası dişler arasında kalır, üzerine uygulanan temizleme yükünü taşıyamaz. Plak temizleme bakımından harşılaştırıldığında orta sert fırçalar yumuşak fırçalardan daha iyidir. (Versteeg et al. 2008). Diğer yandan, diş fırçası kıllarının sert olması durumunda diş sert dokularında ve diş eti dokusunda aşınma riski ortaya çıkması tedirgin edicidir. Bu sebeple orta sert diş fırçası tercih edilmelidir.
       Aslında piyasada bulunan pek çok diş fırçası sertlik ve geometri bakımından birbirine çok benzer. 4 açılı, 5 kafalı, 7 kuyruklu, 12 tanjatlı, 3 kosinüslü diş fırçası diyerek zihin karıştırmaya gerek yoktur. Bunlar göz yumulan ticari masum yalanlardır. 8 farklı ticari markalı diş fırçalarının plak temizleme özellikleri incelenmiş ve bir fark görülmemiştir (Claydon N, 2002)
       Bu gün Türkiye marketlerinde yer alan Banat Orta-Sert compact markalı diş fırçası, orta sert olması, seyrek kıllı olması, dayanıklı ve ucuz olması, hem diş hem de dil fırçası olarak kullanılabilmesi bakımından en uygun olanıdır
Banat orta sert diş fırçası
Doğru diş fırçalamayı buradan öğrenebilirsiniz: tıklayınız
        Elektrikli -Motorlu diye tabir edilen ve el ile yapılan fırçalamalar arasında çok ciddi bir temizlik farkı bulunmamıştır (Vibhute A, 2012). Yani birbirlerine yakın temizlik yaptıkları tespit edilmiştir. Fakat el ile yapılan diş fırçalaması bir tık üstündür. Bu sebeple el ile yapılan fırçalamayı tercih edilmelidir. Elektrikli diş fırçalarına ihtiyacımız yoktur.
        Ayrıca elektrikli diş fırçasının uçlarına takılan kıl başlıkları genellikle yumuşaktır veya hızla yumuşayarak çabuk eskimektedir. İkinci veya üçüncü kullanımda eskiyerek temizlik etkisini kaybetmektedir. Bu sebeple elektrikli diş fırçalarından uzak durmak bir kez daha gereklidir. Elektrikli diş fırçalarını ancak şu durumda önerilebilir:
- 1- 2 yaş ve öncesi çocuklarda diş fırçalama alışkanlığını oyun gibi göstermek ve alışkanlığın başlamasını kolaylaştırmak için
- Kooperasyon kurulamayan bireylerde
- Hastahanede yatan veya seyahat edenlerde
- Kolu kırık , eli-kolu hareket etmeyen bireylerde
- Yaşlılarda
- Zihinsel engelli insanlarda


Macun nasıl seçilir diş macunlarında seçicilik, Dişler nasıl fırçalanır, Diş ipi seçimi ve kullanılması
Hepsi için buraya bakınız: tıklayınız


Yanak ısırmayı düzeltmek için vestibül tüberkülü içeri açılandırın.
İster protez yapıldığında ister kendiliğinden ortaya çıkan yanak ısırmaların düzeltilmesi için üst çenedeki dişin vestibül tüberkülünü (frez ile) içeri büküp lastikle cilalayın.

Anesteziden sonra uzun süren uyuşukluk kalıcı değildir.
Kesinlikle geçeceğini bilin. Bazen aylar bazen yıllar sürebilir, fakat geçicidir. Anestezi yapılan injektörün metalik ucunun sinir lifine kaza ile teması sonucunda ortaya çıkar. Hekim hatası değil bir talihsizlik olarak yorumlanmalıdır. Tam tersine hekimin fazla isabetli injeksiyon yaptığını işaret eder. İyileşmeyi hızlandırmak için bölge sıcak tutulur, Apikobal veya benzeri bir B vitamini kullanılır,  arzu edilirse fizik tedavi bölümüne müracaat ederek iyileşmeyi ilave uygulamalrla hızlandırmak mümkündür. Bazen infraruj lambalar derin ısıtma yaparak züelme sağlayabilir.


Misfak sağlığa uygun değildir
Bir ağacın odunsu liflerinden ibaret olan ve islam tarihinde yeri olan misvak adı verilen ağaç dalından yapılmış diş temizleme aleti günümüz diş fırçalarının yanında sağlığa aykırı olarak değerlendirilmelidir. Söz konusu ağzın yapısında ağız sağlığı için fevkalade uygun kimyasallar bulunur ve ağız sağlığına faydalıdır. Diş etindeki kan dolaşımını düzenler, kısa bir süre için mikrop öldürücüdür. Fakat kıl iliği adı verilen ağacın kılının içerisindeki boşluk ilk kullanımdan sonra mikroplar tarafından istila edilir ve  mikrop yuvası olur. Kısa bir süre (saatler) sonra kıl boşluğuna yerleşen bakteri sayısı 2 katına ve daha sonra yeniden 2 katına çıkar. ertesi gün kuvvetli bir infeksiyon materyali haline edönüşür. Çağdaş naylon kıllı  bir diş fırçası mesela Banat orta sert bir diş fırçası daha sağlıklıdır.


hgh


Sinüzit arayan Water's röntgen yanlış çekilmektedir.
Sinüzlerin radyolojik incelemesi 4 türlüdür. Bu gün ülkemizde Water's röntgen genellikle yanlış uygulanmakta ve hastanın başı öne eğilmeden yüzüne film yerleştirilip enseden çekim yapılmaktadır. Doğru çekilmesi gereken şekil resimde gösterilmiştir. Ancak Water's röntgen doğru çekilmiş bile olsa sinüziti teşhis etmek için fevkalade değersizdir.



Sinüs water röntgen


Aft için ne yapılabilir?
Aylarca devam edebilen bir haftalık ağrılı ataklar yapar. Bunu bir kaç yıllık iyileşme dönemi izler. Sebebi 3 çeşittir
1- Mukoza atrofisi (incelmesi, aşınması, zayıflaması, kalınlığının azalması)
2- Alerji
3- İmmün disfonksiyonlar (heterofil antikor reaksiyonu, lokal veya sistemik otoimmün cevaplar)
        Bilinen bir tedavisi yoktur. Hastaya çekap yaptırması, uzun uyuması, düzgün beslenmesi, ağız hijyeninin artırılması tavsiye edilir. Kenacort-A orobase merhem, Pyralveks solüsyon, Aftadur merhem, Oderol gargara, polivit draje 1x1 tavsiye edilebilir. Hiç birisinden mucize beklenmez.


Kaynaklar:
Winkellhof, AV., Steenbergen, MV., Graaf J. Porphyromonas (Bacteroides) endodontalis, its role in Endodontic infections. J. Endodon., 18(9) : 431, 1992.
Aydın M. , Harvey-Woodworth CN. Halitosis: a new definition and classification. British Dental Journal, 2014; 217: E1 doi 10.1038/sj.bdj.2014.552
Ferguson M, Aydin M, Mickel J. Halitosis and the Tonsils A Review of Management. Otolaryngol Head Neck Surg 2014, 151(2): 0194599814544881
Aydın M. Teşhisten tedaviye Ağız kokusu, 2008, Nobel kitabevi, İstanbul.
Aydın M. Otoklav. Fiziği ve standartları. 2009, Azim matbası. Antalya.
Cengiz T, Mısırlıgil A, Aydın M. Tıp ve Diş Hekimliğinde Genel ve özel Mikrobiyoloji. Güneş yayınevi, 2005, Ankara
Aydın M, Mısırlıgil A. Ağız Mikrobiyolojisi. MN Nobel Kitap evi, 2012, Ankara
Aydın M. Enodontik mikrobiyoloji. Ed. Alaçam T. 2012, Mimtaş yayıncılık Ankara.
Aydın M. Diş Hekimleri için ansiklopedik sözlük, Pelikan Kitabevi, Ankara, 2015.
Bayırlı G, Endodontik Tedavi 1, İstanbul; istanbul Üniversitesi Basımevi ve Film Merkezi, 1998
Zanatta FB, Bergoli AD, Werle SB, Antoniazzi RP. Biofilm removal and gingival abrasion with medium and soft toothbrushes. Oral Health Prev Dent. 2011;9(2):177-83.)
Claydon N, Addy M, Scratcher C, Ley F, Newcombe R. Comparative professional plaque removal study using 8 branded toothbrushes. J Clin Periodontol. 2002 Apr;29(4):310-6.
Conforti NJ, Cordero RE, Liebman J, Bowman JP, Putt MS, Kuebler DS, Davidson KR, Cugini M, Warren PR. An investigation into the effect of three months' clinical wear on toothbrush efficacy: results from two independent studies. J Clin Dent. 2003;14(2):29-33.)
Warren PR, Jacobs D, Low MA, Chater BV, King DW. A clinical investigation into the effect of toothbrush wear on efficacy. J Clin Dent. 2002;13(3):119-24.
Versteeg, P. A., Rosema, N. A., Timmerman, M. F., Van der Velden, U. & Van der Weijden, G. A. Evaluation of two soft manual toothbrushes with different filament designs in relation to gingival abrasion and plaque removing efficacy. International Journal Dental Hygiene, 2008; 6, 166–173.
Vibhute A, Vandana KL. The effectiveness of manual versus powered toothbrushes for plaque removal and gingival health: A meta-analysis. J Indian Soc Periodontol. 2012 Apr;16(2):156-60.






Marifetlerim             Murat Aydın Diyorki             Ziyaretçi defterim               Ana sayfa




BÜTÜN VEB SİTELERİMDE ARAMA YAPABİLİRSİNİZ

Buraya yazacağınız anahtar kelimeler ile benim bütün veb sitelerimde arama yapabilirsiniz. Böylece benim bir konu hakkında ne düşündüğümü aramış olursunuz. Örneğin Bacteroides yazıldığında bu bakterilerle ilgili olarak neler yazdığımı bulursunuz.









Bu sayfaya link verebilir kaynak göstermek şartı ile buradaki bilgileri serbestçe kullanabilirsiniz. Fakat kaynak göstermeden alıntı yapılması durumunda yasal hakkım saklıdır. Bu sitedeki ve sitenin alt sayfalarındaki her hangi bir bilgiden izinsiz (ç)alıntı yapanlar hakkında yasal haklarım saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 36 ve 37. maddesine aykırı alıntı yapmak suç teşkil etmektedir. Ayrıca internet ortamında yapılan yayınların düzenlenmesi ile ilgili olarak 4 Mayıs 2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı internet yasasına göre de bu durum cezai işlem gerektirmektedir. Buradaki bilgiler kullanıcıya fikir vermek  ve destek sağlamak içindir. Muayene, tanı, tıbbi tavsiye, konsültasyon ve teşhis yerine geçmez. Diş hekimi olmadığınız halde bu sayfayı okuduysanız burada yazanlar hekime muayene olmak anlamı taşımaz diş hekimine gidin.

Orcid kod:
orcid.org/0000-0003-0030-8999

Ana sayfa